**
Latmos Dağları, hem eşsiz doğal yapısı hem de insanlık tarihine dair 8 bin yıllık kaya resimleriyle dolu bir bölge olarak dikkat çekiyor. Bu tarihi kaya resimleri, Latmos’un geniş coğrafyasında insanlık tarihi için son derece önemli bilgiler barındırıyor. Ancak, Kerdemlik Mağarası’nda son zamanlarda yaşanan vandallık olayı, bölgenin korunma durumunu yeniden gündeme getirdi. Latmos Platformu temsilcisi Dr. Varol Aydın, bu önemli alandaki kaya yüzeylerine boyayla figürler çizilerek işlenen suçun ciddiyetine dikkat çekiyor.
Aydın, “Bu bölgeyi tanıyan ve korumakla yükümlü olan kimse, ‘Bunu nasıl önleyebiliriz?’ diye sormuyor. Kerdemelik kaya resimleri ve çevresi, tarih öncesi dönemlerin en bilinen turizm noktalarından biri. Yıllarca burada yaşayan insanlar, ziyaretçilere rehberlik yaparak geçim sağlıyorlar. Ancak, ortak bir akıl oluşturup ‘Uyarı levhaları koyalım, güvenlik kameraları kuralım’ gibi önlemleri almayı düşünmediler. Resmi ve sivil kuruluşların da bölgede bir koruma statüsü oluşturmaması kaygı verici. Eğer Kerdemelik Mağarası’nda bir güvenlik kamerası olsaydı, bu vandalizmin gerçekleşmesi mümkün olmayabilirdi. Bu tür bir vandallığın önüne geçmek için gerekli tedbirlerin alınması büyük bir ihmal” diyor.
Aydın, bölgenin korunmamasının nedenini ise şu şekilde açıklıyor: “Latmos, madencilik sektörünün hedefi haline gelmiş durumda. Gökbel Dağı, Çine ve Yatağan arasında yer almasına rağmen, doğal ve kültürel mirası açısından hiç bilinmemesi, madencilik faaliyetleri tarafından acımasızca yok edilmesine neden oluyor. Bu bilinmeyen bölge, Yeşilköy, Karakaya, Köprüalan ve Çavdar köylerini kapsayan alanla benzer özelliklere sahip olmasına rağmen, gerekli koruma önlemleri alınmadığı için tehdit altındadır. Latmos Platformu, hukuki mücadelelerle bazı kazanımlar elde etmiş olsa da, Gökbel Dağı gibi unutulmuş yerler hâlâ madencilik faaliyetlerine maruz kalıyor.”
Bu şartlar altında, Latmos Dağları’nın korunması için acil olarak bir doğal ve kültürel SİT alanı statüsü oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.